SOSYAL MEDYADA ALKIŞ, SAVCILIKTA DOSYA

SOSYAL MEDYADA ALKIŞ, SAVCILIKTA DOSYA
  • 02 Eylül 2026, Çarşamba 22:27

Hüseyin Sözlü’yü sosyal medyada parlatmaya çalışanlara açık bir sorum var:. Canlı yayında açıkladığımız belgelerin hangisine cevap verdiniz?

Övgüler sıralamak, sloganlar atmak, eleştirenlere saldırmak kolaydır. Zor olan; ortaya konulan belgelere, tarihlere, imzalara, ödeme kayıtlarına ve resmî evraka tek tek cevap verebilmektir.

Biz Hüseyin Sözlü’nün üç dönem Ceyhan Belediye Başkanlığı ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin ciddi iddiaları kamuoyunun önüne koyduk. Bunları kahvehane dedikodularıyla değil, elimizde bulunan ve canlı yayında yayımladığımız belgelerle gündeme getirdik.

“Kara Kutu” olarak anılan kişinin açıklamaları da yalnızca sosyal medyada dolaşan sözlerden ibaret kalmadı. Elindeki belgelerle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bu başvuru üzerine Hüseyin Sözlü hakkında [soruşturmayı yürüten başsavcılık ve dosya numarası] kapsamında soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Elbette soruşturma açılması, tek başına suçun kesinleştiği anlamına gelmez. Suçluluğa karar verecek makam mahkemedir. Ancak soruşturma konusu iddiaları yok saymak, belgeleri görmezden gelmek ve cevap vermek yerine sosyal medyada övgü kampanyası yürütmek de hiç kimseyi aklamaz.

Çünkü burada cevap bekleyen basit sorular yok. Ceyhan Belediyesi dönemlerine ilişkin yayımlanan belgeler ne anlatıyor?

Adana Büyükşehir Belediyesi dönemindeki işlemler hangi gerekçelerle gerçekleştirildi? Belgelerde adı, imzası veya bağlantısı bulunan kişiler kimlerdir?

Kamu kaynakları hangi kararlarla, kimlerin bilgisi ve onayıyla kullanılmıştır?

“Kara Kutu”nun savcılığa sunduğu belgelerin içeriğine neden somut bir cevap verilmiyor?

Bu sorulara cevap vermek yerine, belge açıklayan insanlara saldırmak neden tercih ediliyor?

Hüseyin Sözlü’nün çevresinde bugün iki tür insan görüyoruz: Belgeleri inceleyip cevap vermesi gerekenler ve belgeler hiç yayımlanmamış gibi sosyal medyada alkış tutanlar.

O alkışların sesi ne kadar yükselirse yükselsin, belgelerin üzerindeki imzaları örtemez.

Bir siyasetçiyi sosyal medya paylaşımlarıyla “büyük başkan” ilan etmek mümkündür. Fakat kamu görevi dönemine ilişkin ciddi iddiaları sloganlarla ortadan kaldırmak mümkün değildir. “Hizmet yaptı”, “Adana onu seviyor” ya da “Sözlü yalnız değildir” şeklindeki paylaşımlar, yayımlanan tek bir belgenin bile cevabı değildir.

Madem Hüseyin Sözlü’ye bu kadar güveniyorsunuz, neden belgeleri konuşmuyorsunuz?

Madem bütün iddiaların asılsız olduğunu düşünüyorsunuz, neden her belgeye ayrı ayrı ve açıkça cevap vermiyorsunuz?

Madem ortada hiçbir sorun yok, savcılığa sunulan dosyadan neden bu kadar rahatsızsınız?

Beni eleştirebilirsiniz. Hakkımda suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Sosyal medyada hedef gösterebilir, organize yorumlarla algı oluşturmaya çalışabilirsiniz. Bunların hiçbiri yayımlanan belgeleri ortadan kaldırmaz.

Benim şahsımla uğraşmak, belgelerden kaçmanın en kolay yoludur.

Ancak mesele ben değilim. Mesele; Ceyhan’ın, Adana’nın ve vatandaşın parasının nasıl yönetildiğidir.

Mesele; yıllarca kamu gücünü kullananların bugün kamuoyuna hesap verip veremeyeceğidir.

Mesele; siyasetin birkaç sosyal medya hesabının alkışlarıyla mı, yoksa belge ve şeffaflıkla mı yürütüleceğidir.

Buradan Hüseyin Sözlü’ye ve onu sosyal medyada hararetle savunan çevresine açık çağrıda bulunuyorum:

Hakaret etmeyin, tehdit etmeyin, konuyu başka yerlere çekmeyin. Belgelerin karşısına belgeyle çıkın.

Yayımladığımız hangi evrak gerçek dışıdır, açıklayın.

Hangi tarih yanlıştır, gösterin.

Hangi imza sahtedir, kanıtlayın.

Hangi işlem hukuka ve kamu yararına uygundur, dayanağını ortaya koyun.

Bunları yapabiliyorsanız, ekranlarımız da sütunlarımız da cevabınıza açıktır. Fakat cevap vermek yerine sosyal medya alkışlarıyla bir dokunulmazlık zırhı oluşturmaya çalışıyorsanız, bilin ki o zırh belgelerin karşısında parçalanır.

Bu mesele bir siyasi hesaplaşma değil, kamusal hesap sorma meselesidir.

Hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemez. Ama hiçbir eski belediye başkanı da eleştiriden, denetimden ve hesap vermekten muaf değildir. Makamlar geçicidir; imzalar, kararlar ve resmî kayıtlar kalıcıdır.

Bugün Hüseyin Sözlü’yü övgülerle pompalayanlar, yarın bu belgeler yargı makamlarının önünde tek tek incelendiğinde aynı rahatlıkla konuşabilecekler mi?

İşte asıl soru budur.

Sosyal medyada alkış sesleri yükselebilir. Ama savcılık dosyasında alkış değil, belge konuşur. Biz belgeleri yayımladık.

Sorularımızı sorduk.

Şimdi cevap sırası Hüseyin Sözlü’dedir.

Ceyhan da Adana da susmayacak.

Bu dosya kapanmayacak.

Belgeler konuşmaya devam edecek.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık