Ferrari Hayali, Murat 131 Gerçeği: Ceyhan’da Siyasetin Kısa Devresi
Ceyhan’da siyaset uzun zamandır yüksek devirde çalışıyor. Motor sesi çok, korna bol, selektör desen eksik değil. Ama gel gör ki direksiyon başında kim var, fren tutuyor mu, vites nereye takılı… işte orası biraz meçhul.
Geçmişte bu ilçede lakaplar boşuna takılmadı. Bir dönem ilçe başkanına “Muhteşem Süleyman” denildi. Abartılı mıydı? Evet. Ama adam en azından sahnedeydi.
Ama Ceyhan siyaseti bize şunu öğretti: Ferrari her yola girmez. Bazı yollar çukurludur, bazı yollar sabır ister, bazı yollar da gaz değil direksiyon hâkimiyeti ister.
⸻
İDDİALAR VAR, SORULAR VAR, CEVAPLAR YOK
AK Parti Ceyhan İlçe Yöneticisi Fevzi Uçkun hakkında kamuoyuna yansıyan iddialar hafife alınacak cinsten değil. İki ayrı kooperatif, bu kooperatifler üzerinden alınması planlandığı öne sürülen araçlar, yakın çevre ilişkileri, ihaleler etrafında dönen söylentiler… Üstelik bu iddialar “kahve muhabbeti” seviyesinde değil. S plakası olmayan araçlar, denetim meselesi, kamu işlerinde şeffaflık sorunu gibi somut başlıklar konuşuluyor.
Normal bir siyasi refleks ne olurdu?
– “Buyurun, inceleyin.”
– “Hodri meydan.”
– “Varsa yanlış, biz temizleriz.”
Ama Ceyhan’da refleks başka çalıştı.
⸻
GAZETECİYLE UĞRAŞ, MESELEYİ UNUTTUR
İddialar konuşulacağına, haberin kendisi hedef alındı. Sanki mesele iddialar değil de, bunları yazanın kalemiymiş gibi davranıldı.
AK Parti Ceyhan İlçe Başkanı Bülent Demirel –kulislere göre nam-ı diğer “Her Şeye Yetişen Bülent”– daha iddiaların içeriği netleşmeden “asılsız” mührünü bastı.
Araştırma yok, açıklama yok, belge yok… Ama özgüven tavan. Yetmedi; sosyal medyada gerilim tırmandı, başka gazeteciler tartışmanın içine çekildi.
Sonra ne oldu?
Rüzgâr ters esince geri vites takıldı. Hani halk arasında derler ya: “Bir gazla gidiyorsan, frenin de sağlam olacak.”
İşin garibi şu: Kendi yöneticisiyle ilgili iddialara kulaklarını tıkayanlar, gazeteciye gelince hop oturup hop kalkıyor. Bu da ister istemez şu soruyu sorduruyor:
“Bu telaş niye?”
⸻
YETKİDEN HIZLI, SORUMLULUKTAN YAVAŞ
Bülent Demirel’in henüz ilçe başkanlığı koltuğu soğumadan, kendini il başkanı, milletvekili hatta karar verici üst akıl gibi konumlandırması ilçede konuşulan bir başka konu. Telefonlar, kulisler, “ben hallederim” cümleleri Ama siyaset “ben” ile değil, sonuç ile ölçülür.
Tam da bu noktada, Sayın Demirel’in yönetim kurulu listesi açıklandığında yaşananlar hâlâ hafızalarda. Liste açıklanır açıklanmaz, yöneticiler hop oturup hop kalktı.
“Bu nasıl yönetim listesi?”, “Kim kimi tanıyor?”, “Bu Fevzi Uçkun kim, nereden çıktı?”, “Bülent Demirel’le nasıl bir bağı var?” soruları günlerce kulaktan kulağa dolaştı.
O süreçte telefon trafiğine takıldım. Bu soruları soranlardan biri de bugün herkesin bildiği üzere Hodri Meydan’ın ana sponsoru Adem Ata Aydız idi.
Ne demişti? “Böyle yönetim mi olur, kimse kimseyi tanımıyor… Nasıl olsa tanışırız.”
Dün gece ise bana bir mesaj attı. “Başkanımı bu şekilde kullanmana utandım, üzgünüm” gibi ifadeler kullandı. Hatta “Programına sponsor oldum, bunun için mi oldum?” diyerek tepki gösterdi.
Bu mesajın kopyalanıp Sayın Demirel’e gönderilmiş olma ihtimali de yüksek.
“Bak, Ersin Sucu’ya böyle yazdım” denilmiş olabilir. Sayın Demirel isterse WhatsApp mesaj bölümünden kontrol edebilir. Ama şunu da unutmamak gerekir: Gerçekler; samimiyetle, şeffaflıkla ortaya çıkar. Yalakalıkla değil.
⸻
CEYHANSPOR VE “BEN YAPARIM” SENDROMU
Ceyhanspor meselesi bunun en net örneği. Ceyhan’ın ortak değeri, kentin markası… Orada da çok konuşuldu, çok vaatte bulunuldu, çok telefon döndü.
Sonuç?
Bir yerden “dur” denildi, konu kapandı. Demek ki herkes Ferrari değil. Bazıları hâlâ Murat 131’le yokuş deniyor.
⸻
VİZYON DİYE DİYE DUVARA TOSLAMAK
Ceyhan’ın sorunları ortada:
– İşsizlik
– Altyapı
– Tarım
– Spor
– Gençler
– Esnaf
Ama gündem ne?
Gazeteciyle kavga, sosyal medyada laf yetiştirme, kulislerde isim parlatma. Oysa siyaset vitrin işi değildir. Vitrinle uğraşanlar yük taşıyamaz. Yük ağırdır; omuz ister, sabır ister, susmayı bilmek ister.
⸻
“DİREKTİF NEREDEN GELİYOR?” SORUSUNA CEVAP
Gazetecilik; alkışa göre değil, gerçeğe göre yapılır. Benim derdim destek toplamak değil; gerçeği gün yüzüne çıkarmak.
Bugün Silivri’deyim, yarın Ceyhan’da… Çünkü haber neredeyse, gazeteci oradadır. “Direktif cezaevinden mi geliyor?” diyenlere cevabım net: Hayır, direktif vicdandan geliyor. Rahatsız olanlar, yazılanı susturmaya çalışacağına, iddiaları açıklığa kavuştursun.
Bu kadar basit.
⸻
SON SÖZ
Ceyhan’da siyaset bir süredir yüksek devirde ama düşük bilinçle ilerliyor. Gaz çok, direksiyon zayıf. Herkes Ferrari hayali kuruyor ama yol şartlarını kimse hesaba katmıyor. Unutulmasın:
Hızlı gitmek marifet değil, sağ salim varmak marifettir. Bugün alkışlayanlar yarın sorar. Bugün susturulanlar yarın konuşur. Ve o gün geldiğinde, vitrin camı ilk sarsıntıda iner.
Benden söylemesi.
0
0
0
0
0
0